MUĞLA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ

Nereye Gidilir?

YOLBUL (NAVIGATION)
Knidos

Datça’ya 33 km uzaklıkta bulunan Knidos, yarımadanın en uç noktasında, Akdeniz ve Ege'nin birleştiği Tekir Burnu'nda konumlanmış, antik dünyanın en önemli metropollerinden biridir. Kent doğusunda ve batısında yer alan iki limanıyla mavi yolculuklara kucak açar. Knidos, ticari nedenlerle, M.Ö. 4. yüzyılda yarımadanın uç noktasına, bugünkü görkemli kalıntıların izlendiği yere taşınmıştır. Kuruluşu M.Ö. 13. yüzyıllara uzanan kent M.Ö. 4. yüzyıldan itibaren sanat, kültür, sağlık  ve dini merkez olarak ünlenmiştir. Ayrıca geliştirdiği ekolüyle bir tıp merkezi olan Knidos birçok bilim insanına da ev sahipliği yapmıştır. Bu kişilerden Mimar Sostratos İskenderiye Deniz Feneri’nin mimarı oluşuyla ünlenirken, Knidoslular tarafından satın alınan Çıplak Aphrodite heykeliyle de Praxiteles en ünlü heykeltıraşlar arasına girmiştir. Yine Knidoslu öğreti diye bilinen tedavi yöntemini Euryphon ve öğrencileri geliştirmiştir.

Antik dönemde olduğu gibi  günümüzde de mavi yolculuğun uğrak noktalarından olan Knidos, masmavi denizi ve hemen karşısında yamaca yayılan antik kalıntılarıyla ziyaretçilere görsel bir şölen sunar. Günümüzde ziyaretçilerine uzun bir gezi parkuru sunan kentte, Yuvarlak Tapınak, Dionysos Stoası ve Tapınağı, Apollon Tapınağı, Bolukrates Çeşmesi ve ziyaretçileri ilk karşılayan yaklaşık beş bin kapasiteli küçük tiyatrosu başlıca görülecek kalıntılardır. Knidos Antik Kenti'nde 12 ay boyunca süren kazı ve restorasyon çalışmaları, Selçuk Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ertekin Mustafa DOKSANALTI başkanlığında yürütülmektedir.

YOLBUL (NAVIGATION) 

Burgaz (Eski Knidos)

C.E.Bean ve J.M.Cook tarafından 1952 yılında yapılan bir çalışmada Knidos’un ilk önce Datça Yarımadası üzerinde Burgaz mevkiinde kurulduğu, M.Ö. 4.yüzyılda Tekir Burnu’na taşındığı belirtilmiştir. 1980’lerden itibaren Prof.Dr. Numan Tuna tarafından Datça Yarımadası’nda arkeolojik yüzey araştırmaları başlatılır. Prof.Dr. Numan Tuna’ya göre Burgaz arkeolojik sit alanı bugünkü Datça şehir merkezinin 2 km kuzey doğusunda, deniz seviyesinden 12 m kadar yükselen küçük bir yarımadanın yeknesak uzanan kıyı şeridini kestiği bir yerdedir. Yarımadanın uzunluğu yaklaşık olarak 400 m olup güney batısında ve kuzey doğusunda liman kalıntıları bulunmaktadır. Küçük yarımada, kuzeyde 45 hektar kadar yayılan antik yerleşim alanları ile çevrilidir.

Knidos, M.Ö. 7.yüzyılda  gelişmiş ve kalabalıklaşmış; M.Ö. 6.yüzyılda Delphi’deki Apollon Kültür Merkezi'ne dönemin en kaliteli mermerinden bağış olarak hazine dairesi yaptırılmıştır. Verimli tarım arazilerinin bulunduğu bu yerde tahıl ekimi, bağcılık ve zeytincilik yapılmış, şarap ticareti kentin en önemli gelir kaynağı olmuştur.
Dorlar, M.Ö.546’da Persler’e karşı Knidos’u savunabilmek için Datça Yarımadası’nı Balıkaşıran mevkiindeki en dar yerinde kazıp ada haline getirmeyi denemişlerse de  kayaların sertliği, çalışanların yaralanmaya, ölmeye başlamaları ve danıştıkları kahinlerin kazma işini durdurmaları tavsiyeleri üzerine vazgeçmişler ve Persler’e boyun eğmişlerdir. Knidos, Dorlar’ın kurmuş oldukları 6 şehrin merkezliğini yapmıştır. M.Ö. 4.yüzyılda Tekir Burnu’na taşındıktan sonra da, Burgaz’daki yerleşim yeri de tamamıyla terk edilmemiş, Stadia ismiyle varlığını sürdürmüş ve bu isim zamanla Datça’ya dönüşmüştür.

Burgaz sit alanının belgelenerek kurtarılması, korunması için Orta doğu Teknik Üniversitesi, Tarihsel Çevre Değerlerini Araştırma Merkezi tarafından 1993 yılında Burgaz Arkeolojik Kurtarma Kazıları başlatılmış olup, 2003 yılına kadar ki kazı çalışmaları öncelikle yerleşmenin yaygınlığı ve zaman dizini üzerine yoğunlaşmıştır. M.Ö. 8.yüzyıla tarihlenen antik yerleşim katları, Arkaik ve Klasik Çağ tabakalaşması içinde yayılım gösteren avlulu konut yapıları, taş döşemeli yollar ve yaklaşık M.Ö. 400’lerde yapılmış olan savunma sistemi kazılarla açığa çıkarılmaktadır. Yapılan kazılarda şarap fabrikaları ve depolama mahzenleri bulunmuş, tapınakların adaklarında çok sayıda kadın figürüne rastlanmış ve üretimin büyük ölçüde konutlar içinde olduğu tespit edilmiştir. Prof. Dr. Numan Tuna’ya göre de, antik yerleşim M.Ö. 4.yüzyılda kısmen terk edilmiştir. Kazı çalışmalarına başlanan Burgaz Ören Yeri'nde çalışmalar Selçuk Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ertekin Mustafa DOKSANALTI başkanlığında devam etmektedir.

YOLBUL (NAVIGATION)

Sarı Liman Kalıntıları

Prof.Dr. Numan Tuna’ya göre, Antik Dönem’in ünlü tarihçisi Heredot’un eserinde sözünü ettiği 6 Dor şehir birliğinin toplanarak Apollon adına yarışmalar düzenledikleri yer burasıdır ve yarışmada birinci gelenlere verilen ödüllerin konulduğu Apollon Tapınağı burada bulunmaktadır. Ona göre kazı sonuçları, özellikle alt terasta yapılan kazılarda ele geçen buluntular ile Emecik/Sarı Liman Kutsal Alanı’nın M.Ö. 6.yüzyıl sonlarına kadar deniz aşırı bir öneme sahip olduğunu göstermiştir. Buluntular; Mısır, Fenike, Etrüsk kökenli ithal malların tanımladığı geniş hinterlandı kadar, şimdiye kadar Doğu Yunan üretimi olarak bilinen ancak Knidos malı olduğu kesinleşen kireç taşı ve pişmiş toprak figürinler ile çanak çömlek örneklerini zengin bir çeşitlilik ile sergilemesi bakımından da dikkat çekicidir. Kutsal Alanda ele geçen epigrafik veriler ve adak eşyası oldukları anlaşılan değerli arkeolojik eserlerin gösterdiği özellikler, Arkaik Çağ Emecik Kutsal Alanı’nın Apollon ile ilişkilendirilmesi gerektiğini kanıtlamaktadır. Apollon Tapınağı’nda yapılan kazılarda M.Ö. 8.- 9.yüzyıla kadar eskiye giden motifler, adaklar, heykeller, boğa, şahin ve savaşçı, figürleri bulunmuş; tapınak ve civarında yapılan kazılarda daha sonraki dönemlerde başka tapınak ve kiliselerin de yapıldığı ortaya çıkarılmıştır.

Beldeler ve Koylar

Datça Yarımadası üzerinde 52 koy ve bük yer alır. Kuzeyde, Ege denizi bölümünde Gökçeler Bükü, Küçük Çatı, Büyük Çatı, Kızılağaç, Alavara, Çakal, Damlacık, Mersincik, Murdala, İskandil koylarının hemen hepsi Gökova’da mavi yolculuğa çıkanların önemli uğrak yerleri arasındadır. Feribotun yanaştığı Körmen Limanı da kuzeydedir. 

Akdeniz tarafına bakan ve günübirlik tekne turlarının uğrak yeri olan koylar arasında Knidos iç limanının yanı sıra, sırasıyla Palamutbükü, Akvaryum, Hayıtbükü, Kızılbükü, Domuzbükü, Kargı, Datça Limanı, Karaincir, Sarı Liman, Karabük, Çiftlik, Kurucabük, Günlücek ve Lindos koyları sayılabilir. Hisarönü Körfezi’nin önemli limanı Bencik’in bir yanı Datça’ya, öte yanı Marmaris’e aittir.

YOLBUL (NAVIGATION)

Kargı Koyu

Şehir merkezine en yakın (3 km) koylardan bir tanesi olan Kargı Koyu’nda, tarihte Akantos isminde bir şehir kurulmasına karşın, günümüze kalıntı olarak pek bir şey bulunmamaktadır.Ulaşımın dolmuşlarla  sağlanabildiği koyda restoran, cafe ve günübirlik tesisler bulunur. Denizi duru ve yüzmeye çok uygun olan koyun plajı ve deniz dibi taşlıdır.

YOLBUL (NAVIGATION)

Domuzbükü

Karayoluyla ulaşım imkanı bulunmayan, deniz yolu ile Mesudiye’den 45 dakikalık Datça’dan ise 1 saatlik tekne yolculuğu ile ulaşılabilen Domuzbükü, oldukça sessiz sakin, elektriğin ancak jeneratör ile elde edildiği, denizi tertemiz, çam ormanlarıyla kaplı tepeleri ve 600 metrelik plajı ile huzurlu ve sakin bir tatil geçirmek isteyenlerin tercih ettiği koydur. Koyda bulunan doğaya oldukça uyumlu bungalovlarda konaklama imkanı da bulunmaktadır.


YOLBUL (NAVIGATION) MESUDİYE
YOLBUL (NAVIGATION) KIZILBÜK
YOLBUL (NAVIGATION) HAYITBÜKÜ
YOLBUL (NAVIGATION)OVABÜKÜ

Mesudiye, Kızılbük, Hayıtbükü ve Ovabükü

Kızılbük, Hayıtbükü ve Ovabükü Datça’ya bağlı Mesudiye Mahallesi'nin koylarıdır. Mesudiye’de bir çoğu aile işletmesi küçük pansiyonlar, apartlar, kafeler, çay bahçeleri ve  restoranlar bulunmaktadır. Mesudiye ve koyları özellikle artan turizm hareketliliği nedeniyle daha da tanınır hale gelmiştir.Mesudiye’de üç tane koy bulunur. Kumlu plajı ve dibi kumlu denizi ile özellikle çocuklar için uygun olan koyda sahil boyunca küçük işletmeler bulunur.Hayıtbükü’nün solunda yaklaşık 2 km mesafede küçük bir koy olan Kızılbük bulunur. Nispeten daha sakin olan koyda iki tane tesis vardır. Mesudiye’nin en büyük koyu olan Ovabükü Datça’nın en uzun plajlarından birine sahiptir. Koyda konaklama işletmeleri, kafeler ve restoranlar bulunur.


YOLBUL (NAVIGATION)

Palamutbükü

Datça’ya 25 km mesafede bulunan Palamutbükü, Yaka ve Cumalı mahalleleri (köyleri) sınırları içerisinde kalır.

Yaklaşık 2 km uzunluğunda kum ve çakıl karışık bir plaja sahip olan ve yatların da yanaştığı bir balıkçı barınağı bulunan koy, tekne turlarına katılanların ya da tekneleriyle seyahat edenlerin uğramadan geçemediği bir yerdir. Çok çeşitli konaklama imkanlarının bulunduğu ve sakin bir tatil geçirmek isteyenlerin de tercih ettiği koyda konaklama tesislerinin yanı sıra kafeler ve özellikle deniz ürünleriyle ünlü restoranlar bulunmaktadır.

YOLBUL (NAVIGATION)
Karaincir Koyu                   

Şehir merkezine 15 km mesafede, Marmaris karayolu üzerinde, Emecik Mahallesi sınırlarında bulunan koy, ince kumlu plajı ve sığ deniziyle çocuklu aileler için ideal bir yerdir. Birçok yeme içme ve dinlenme tesisinin bulunduğu koya, Karaincir, Aktur ve Marmaris minibüs ve otobüsleriyle ulaşım imkanı bulunmaktadır.

YOLBUL (NAVIGATION)

Çiftlik Koyu

Yarımadanın güneybatısında, Marmaris yolu üzerinde Datça şehir merkezine yaklaşık 30 km mesafede, çam ormanlarıyla kaplı olup, plajı kumluk ve denize girmek için oldukça uygundur.

YOLBUL (NAVIGATION)

Hızırşah Mahallesi (Köyü) 

İlçe merkezine en yakın mahalle olan Hızırşah Mahallesi’nde Selçuklular döneminden kalma restore edilmiş Hızırşah Camii ve 19. yüzyıldan kalan, restore edilerek Hızırşah Kültür Evi olarak kullanılan bir kilise bulunmaktadır. Menteşe beylerinden Orhan Bey’in oğlu Hızır Şah tarafından yaptırıldığı düşünülen, kare planlı, tek kubbeli, kemerli ve üç kubbeli son cemaat yeri bulunan Hızırşah Camii beylikler dönemi camilerinin karakteristik özelliklerini taşımaktadır.


YOLBUL(NAVIGATION) KIZLAN MAHALLESİ
YOLBUL (NAVIGATION) GEBEKUM

Kızlan Mahallesi (Köyü) ve Gebekum Plajı

Datça’ya 8 km mesafede bulunan ve yarımadanın en çok rüzgar alan yeri olan Kızlan Mahallesi'nde tipik yel değirmenlerini görmek mümkündür.Mahalle sınırları içerisinde uzunluğu yaklaşık 7 kilometreyi bulan Gebekum Plajı bulunur. Kumsal, rüzgarın da etkisiyle çoğalmakta ve yayılmaktadır. Kumul hareketleri hemen karşıda yer alan küçük bir adaya denizden yürüyerek ulaşma imkanı sağlayan bir sığlık oluşturmuştur.

“Gebekum Doğa Parkı Fosil Kumulu Koruma Alanı” 6 milyon yıllık sürede oluşmuş tortuları barındıran, korunabilmiş ve bir daha asla oluşturulamayacak olan bir doğa mirasıdır.  Gebekum, 3. zamanda (pliosen) ve 4. zamanda (kuarterner) Akdeniz'in farklı yüksekliklerine bağlı olarak tortullaşmış materyallerden oluşmuş fosil bir kumuldur. 10 metreye kadar yükselen kum tepeciklerinin tabanında pliosen dönemindeki çakıllı akarsu tortulları bulunmaktadır. Gebekum'daki bu temel oluşum üzerinde binlerce yıl boyunca kendine özgü farklı tür bileşiminde bitki toplulukları gelişmiştir. Yapılan araştırmalarda Gebekum’da 5’i endemik olan ve çoğu tıbbi önemi olan 100’e yakın bitki türü bulunduğu, ayrıca yörede 19 kuş türünün de yaşadığı tespit edilmiştir.